Ben artık hiç bir zaman uçamayacak bir kuşum.
Gökyüzüne sevdayla uçardım.
Bulutları ve maviyi doyasıya kucaklardım.
Sonra kanatlarımdan birine sevda diye bir taş değdi kırıldı.
Tuttum kırık kanadıma rağmen gökyüzüne baktım,
öyle cok baktım öyle cok özledim ki maviyi,
gönlüme bir taş sırtıma dünya yükü oturdu.
Beni alıp bir kafese koydular.
Beni korumaktı niyetleri,
sırtımda dünya yükü etrafimda kafes, küstüm.
Birgün kafesin kapısı açıldı.
Uçamazsın demişlerdi, uçamadım.
Ben yüreğimi göğüs kafesimde öldürdüm.
Gökyüzünü bir kere sevdim,
ona bir daha uçamayınca öldüm.
...
İnsan etrafında örülü duvarları aşmak için umuda sarılır. Benim artık umudum kalmadı.
Dışıma ördüğünüz duvarları unuttum.
Ben içime kaleler inşa ediyorum.
Tekrar dışarıya çıkmamak için
beni bulmasınlar diye...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder